Son güncelleme: 2 Kasım 2025
Kızıl Sarıklılar, Orta Çağ'da Anadolu ve çevresinde etkili olmuş, heteredoks İslam inançlarını benimsemiş ve siyasi hareketlere katılmış bir topluluktur. Genellikle Türkmen aşiretleri arasında yayılmışlardır ve bu ad, giydikleri kırmızı renkli sarıklardan gelmektedir.
Kızıl Sarıklılar, 13. yüzyılın sonlarından itibaren ortaya çıkmaya başlamışlardır. Bu dönem, Moğol İstilası ve Selçuklu Devleti'nin zayıflaması gibi önemli siyasi ve sosyal değişimlerin yaşandığı bir zaman dilimine denk gelmektedir. Bu karmaşık ortam, farklı inançların ve mistik akımların yayılmasına zemin hazırlamıştır.
Kızıl Sarıklılar, özellikle Baba İlyas'ın öğretilerinden etkilenmişlerdir. Baba İlyas'ın düşünceleri, dönemin mevcut dini ve siyasi otoritesine karşı bir eleştiri niteliği taşıyordu ve bu nedenle halk arasında geniş bir yankı bulmuştur.
Kızıl Sarıklılar, Sünni İslam'ın ana akım yorumundan farklı bir inanç sistemine sahiptiler. İnançlarının temel unsurları şunlardır:
Kızıl Sarıklılar, sadece dini bir topluluk olmanın ötesinde, siyasi olaylarda da aktif rol oynamışlardır. Özellikle 13. yüzyılın sonlarından 15. yüzyıla kadar Anadolu'da yaşanan çeşitli isyanlara katılmışlardır. Bu isyanların başlıcaları şunlardır:
Osmanlı Devleti, Kızıl Sarıklılar'ı potansiyel bir tehdit olarak görmüş ve onlara karşı çeşitli önlemler almıştır. Bu önlemler arasında, Kızıl Sarıklıların faaliyetlerini kısıtlamak, liderlerini cezalandırmak ve inançlarını ortadan kaldırmaya yönelik politikalar uygulamak yer almaktadır. Ancak, Kızıl Sarıklılar'ın inançları ve gelenekleri, Anadolu'nun kırsal bölgelerinde uzun süre varlığını sürdürmüştür.
Kızıl Sarıklılar'ın doğrudan bir devamı günümüzde bulunmamakla birlikte, inançları ve kültürel mirasları, Alevilik gibi bazı inanç grupları üzerinde etkili olmuştur. Ayrıca, Anadolu'nun bazı bölgelerinde hala Kızıl Sarıklılar'a atfedilen bazı ritüeller ve gelenekler yaşatılmaktadır.